Lohusa Depresyonu Nedir?

Blog » Lohusa Depresyonu Nedir?

Lohusa Depresyonu Nedir?

Lohusa Depresyonu Nedir? Doğum Sonrası Psikolojik Destek ve Bilimsel Rehber

Doğum yapmak kadın bedeni ve zihni için devasa bir biyolojik dönüşüm sürecidir. Toplumdaki kusursuz annelik algısının aksine Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayınlanan güncel veriler her on kadından ikisinin doğum sonrasında klinik düzeyde psikolojik zorluklar yaşadığını ortaya koymaktadır. Annenin bebeğini kucağına aldığı ilk günlerde yoğun bir mutsuzluk ve kaygı hissetmesi bir eksiklik veya zayıflık belirtisi değildir. Bu durum tamamen nörobiyolojik sinir sistemi dalgalanmalarının ve endokrin sistemdeki ani değişimlerin tıbbi bir sonucudur. Bilimsel veriler ışığında bu süreci doğru anlamak annenin sağlığına kavuşması için atılacak en kritik adımdır.

Amerikan Psikiyatri Birliği Verilerine Göre Lohusa Hüznü ve Depresyon Farkı

Psikiyatri alanındaki en yüksek otoritelerden biri olan Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayınlanan ruhsal bozuklukların tanısal el kitabına göre lohusa hüznü ile doğum sonrası depresyon birbirinden tamamen farklı iki tıbbi durumdur. Kadınların yüzde seksenlik çok büyük bir kısmı doğumdan sonraki ilk iki hafta içinde nedensiz ağlama krizleri ve duygusal tükenmişlik yaşar. Bu geçici tablo literatürde lohusa hüznü olarak adlandırılır.

Ancak bu belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa ve annenin günlük yaşam işlevlerini bozacak kadar şiddetleniyorsa durum değişir. Amerikan Jinekoloji ve Obstetrik Derneği bu şiddetli ve uzun süreli durumu peripartum başlangıçlı majör depresyon yani lohusa depresyonu olarak tanımlar ve kesinlikle acil tıbbi müdahale gerektirdiğinin altını çizer.

Bilimsel Araştırmalar Işığında Doğum Sonrası Depresyon Nedenleri

Tıp dünyası bu klinik tabloyu tek bir psikolojik nedene bağlamaz. Nöroloji ve endokrinoloji alanında yayınlanan sayısız bilimsel makale hamilelik boyunca en yüksek seviyelere ulaşan östrojen ve progesteron hormonlarının doğumla birlikte dramatik bir hızla düşmesinin beyin kimyasını doğrudan bozduğunu kanıtlamaktadır. Bu ani hormonal çekilme beynin duygu durum merkezinde şok etkisi yaratır. Aynı zamanda tiroid bezinin çalışma hızındaki ani yavaşlama metabolizmayı derinden etkileyerek anneyi ağır bir fiziksel çöküntüye sürükler.

Biyolojik etkenlerin yanı sıra fiziksel koşullar da hastalığı tetikler. Johns Hopkins Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan nörolojik uyku araştırmaları doğum sonrası yaşanan kronik uykusuzluğun sinir sisteminin kendini onarmasını tamamen engellediğini ve klinik depresyon riskini üç kat artırdığını göstermektedir.

Klinik Lohusa Depresyonu Belirtileri Nelerdir

Aşağıdaki belirtilerin birkaçının iki haftadan uzun süre aralıksız devam etmesi acil bir klinik müdahale ve uzman desteği gerektirir.

Bebeğe karşı hiçbir bağ hissedememe veya ona bakamayacağı korkusuyla dehşete düşme

Günün tamamını kapsayan derin bir boşluk umutsuzluk ve anlamsızlık hissi

Aşırı uyuma isteği veya fiziksel yorgunluğa rağmen kronik uykusuzluk çekme

İştah mekanizmasının tamamen bozulması ve hızlı kilo kaybı

Bebek uyuduğunda dahi sürekli bir felaket olacakmış hissi ve panik ataklar

Zihni sürekli meşgul eden bir suçluluk ve yetersizlik duygusuyla zihinsel olarak tükenme

Kanıta Dayalı Tedavi Yöntemleri ve Sosyal Destek

Bilimsel literatür lohusa depresyonu tedavisinde bilişsel davranışçı terapi yöntemlerinin son derece yüksek bir başarı oranına sahip olduğunu net bir şekilde göstermektedir. Uzman klinik psikologlar eşliğinde yapılan bu terapiler annenin zihnindeki felaket senaryolarını rasyonel düşüncelerle yeniden yapılandırmasını sağlar. Gerekli görülen ve tıbbi uzmanlarca onaylanan durumlarda emzirme dönemine uygun medikal antidepresan tedavileri de protokole dahil edilebilir.

İyileşme sürecinde tıbbi destek kadar önemli olan bir diğer faktör eşin ve yakın çevrenin koşulsuz sosyal desteğidir. Babanın fiziksel bakım yükünü paylaşması gece nöbetlerini devralması ve anneyi asla yargılamadan dinlemesi annenin sinir sisteminin iyileşme hızını doğrudan artırır.

Sıkça Sorulan Sorular

Lohusa depresyonu genetik bir geçiş gösterir mi?
Tıbbi araştırmalar ailesinde veya kendi kişisel geçmişinde majör depresyon öyküsü olan kadınların doğum sonrasında bu durumu yaşama riskinin genetik ve biyolojik olarak daha yüksek olduğunu göstermektedir.

Lohusa depresyonu bebeğin beyin gelişimini olumsuz etkiler mi?
Uzun süreli ve tedavi edilmeyen klinik depresyon annenin bebekle sağlıklı ve güvenli bir bağlanma kurmasını engeller. Pediatri dergilerindeki makalelere göre bu bağlanma eksikliği ilerleyen yıllarda bebeğin sosyal ve duygusal gelişiminde geri kalmalara yol açabilir.

Sadece anne sütü vermek depresyonu tamamen iyileştirir mi?
Emzirme eylemi sırasında salgılanan oksitosin hormonu anneye geçici bir rahatlama hissi verse de klinik düzeyde nörokimyasal bir bozulma olan lohusa depresyonunu sadece emzirmek tedavi edemez mutlaka psikiyatrik destek şarttır.


Bilgi Notu: Bu makale tamamen bilimsel verilere dayalı genel bir bilgilendirme amacı taşır ve psikiyatrik bir tanı veya medikal tedavi niteliğinde değildir. Ruh sağlığınızla ilgili şüpheleriniz varsa lütfen vakit kaybetmeden uzman bir psikiyatrist veya klinik psikoloğa başvurunuz.

Yorumlar

Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
%100 Müşteri Memnuniyeti
%100 Müşteri Memnuniyeti

Müşterilerimizin tamamen memnun olması için çalışıyoruz ve bunu en maksimum seviyede sağlamayı hedefliyoruz.

Hızlı Kargo
Hızlı Kargo

Ürününüz sipariş verildiği gün kargoya verilir. Minoris Baby olarak siparişinizin en kısa sürede elinize ulaşması için çalışırız.

Güvenilir Alışveriş
Güvenilir Alışveriş

Yapmış olduğunuz bütün alışverişler Minoris Baby güvencesindedir. Ürününüz ve ödemeniz tamamen teminat altındadır.

Alışveriş Sepetim